KUCUK ADAM

Lilypie Fourth Birthday tickers

30 Temmuz 2011 Cumartesi

GECE DE EĞLENMEYE DEVAM

Hayat bana güzel ! Gündüz deniz gece gezmek oh ne rahat hayat. Zaten evde oturup ne yapıcam. Kış geldiği zaman herkes bu yaz günlerini özleyecek. Bende gezip eğlenerek bu günlerin tadını iyice çıkarıyorum , kış için depoluyorum.
Allah benim peşimdekilere sabır ve güç versin. Hadi bakalım durmak yok maceralara devam :)

29 Temmuz 2011 Cuma

DENİZ MACERASI HİÇ BİTMEZ

Sıcaklar böyle devam ettiği sürece benim de deniz maceralarım hiç bitmez , çünkü bu sıcaklara başka türlü katlanılmaz. Aslında ben deniz kenarında yatsam kalksam hiç şikayetim olmaz. Bana yeterki su olsun. Üstelik bu kadar çok denize gidince yüzme işini de iyice ilerlettim. Artık kolluklarımla çok rahat yüzemiliyorum . Birde arada su yutmasam çok iyi olacak.
Fotoğraftakileri artık tanıyorsunuz sanırım . Kaan ve Berru http://asrinmucizesi.blogspot.com/2010/12/3silahsorler.html . Aslında anneleri annemin çocukluk arkadaşları şimdi olarda benim çocukluk arkadaşlarım. Umarım bu arkadaşlığımız annemler gibi biz büyüdüğümüzde de devam eder. O zaman da deniz maceralarımıza devam ederiz :)

26 Temmuz 2011 Salı

37 DERECE

Bugün hava sıcaklığı 37 dereceydi. Taşındığımızdan beri bu kadar sıcak olmamıştı. Bizde annemin arkadaşlarıyla kendimizi deniz kenarında çay bahçesine attık. Evde durmak çok zor olduğu için açık havada kahvaltı fikri harikaydı.
Sıcak havada çocuk olmak bile ne kadar zormuş. İstediğin gibi koşup oynayamıyorsun , annen sürekli arkandan güneşe çıkma diye sesleniyor , o kadar çok terliyorsun ki devamlı üstünü değiştiriyorsun. Ama herşeye rağmen çocuk olmak çok güzel çünkü hayat sana güzel. İster çok sıcak olsun ister çok soğuk.

24 Temmuz 2011 Pazar

HAVUZDAYIM

Bu fotoğraflar artık büyüdüğümün ispatıdır. Geçen sen beni bu top havuzuna almıyorlardı. Ama bu sene girip istediğim kadar oynuyorum. Üstelik görevli yaş ve boy kontrolüde yapmıyor.
Yaşasın yaşasın büyümek harika birşey. Bekleyin bakın ben daha neler yapacağım :):):):)

HEPBERABER DENİZDE

İşte denizkenarında yaşamanın en büyük avantajı ; istediğin hergün tatilde gibisin. Ne zaman canımız istese ya da sıcaktan çok bunalsak kendimizi kumsalda buluyoruz.
Geçen sene deniz simidi ile başlayan deniz maceram bu sene kolluklarla devam ediyor üstelik çoğu zaman annemin tüm itirazlarına rağmen onları almadan kaçıyorum denizin içine.
Benim için su zaten bir tutku. Denizde olmak ise muhteşem bir duygu. Bıraksalar tüm günümü suda geçirebilirim. Ne kadar şanslıyım ki burdayım ve istediğim zaman denizdeyim.
Sanırım yarın yine denize gidiyoruz eşyalarımı kontrol etmeliyim ve yatıp dinlenmeliyim. Siz fotoğrafların tadını çıkarın . İyi geceler.

21 Temmuz 2011 Perşembe

YUMURTALI EKMEK

Mutfakta gün geçtikçe kendi çapımda ustalaşıyorum. Annem ne zaman mutfağa girse bende küçük sandalyemi kapıp peşinden gidiyorum ve tezgahtaki yerimi alıyorum. Elimin bulaşmadığı bir yemek olamaz bizim evde. Bu sabahta yumurtalı ekmekler bendendi. Biraz basit bir tarif oldu ama keşke içine birkaç baharat koysaydım ama onları tam olarak öğrenemedim daha :)

19 Temmuz 2011 Salı

BOLT

Dün akşam televizyonda hem büyükler hemde bizim için harika bir film vardı. '' BOLT '' muhteşem köpek! Televizyonda ilk kez yayınlanıyordu ama benim boltla olan anım daha eski. Geçen sene annem ve babam bu filmi dvdden izlemişlerdi. Üstelik beğeneciğimi düşünüp bana da izletmeye çalışmışlardı. Galiba geçen sene henüz bir bebek olmam ve evdeki ses sistemi yüzünden birçok sahnedeki patlama seslerinden korkmam nedeniyle izlemeyememiştim.
Ama bu sene öyle olmadı. Önceki gün reklamlarını görünce filmi izlemeye karar verdik. ( Gerçi ben annemle parka gittiğim için başını biraz kaçırdım ) Işıkları kararttık , yerlerimizi aldık , tabii bu sıcaklarda elimden düşürmediğim suyum olmadan olmaz. Evde sinema keyfi harikaydı sonuna kadar kıpırdamadan izledim. ( Artık vizyondaki filmleri takip etme zamanım gelmiş )

17 Temmuz 2011 Pazar

OH İŞTAHIM AÇILDI

Hava sıcaklığı 35 dereceye ulaşınca evin içinde birşeyler yapmak zor oluyor. Allahtan balkonlar varda kendimizi az da olsa dışarı atmış oluyoruz. Bu sabahta annem pazar kahvaltımızı balkona hazırlamıştı. '' Açık hava insanın iştahını açıyor '' diyorlardı da inanmıyordum. Doğruymuş. Yedikçe daha çok yemek istedi canım. Hele çilek reçeline simit banmanın tadı bir ayrıydı. Söz konusu bensem tabii salatalıksız ve domatessiz bir kahvaltı düşünülemez bile.
Böyle iştahlı yediğimi gören annem bundan sonra hiç üşenmeyip tüm sofraları balkona hazırlayacağını söyledi. Galiba bu yaz kilo alıcam :)

12 Temmuz 2011 Salı

EVDE BALIK KEYFİ

Bu fotoğrafların altında çok söze gerek yok aslında. Balık keyfi anlatılmaz . Balık alınır pişirilir ve afiyetle yenir. İşte hepsi bu kadar :)

11 Temmuz 2011 Pazartesi

SOKAKTAKİ YAVRU KEDİ

Hiçbir hayvanın sokakta kalmasına dayanamam. Hele bu birde yavru olursa :) Bulduğum bu minik kediyi güzelce kovama koydum tam evin yolunu tutuyordum ki anne engeline takıldım yine. Aslında ne olacak sanki bak minik bir kova kadar yer kaplıyor anne hiçbir zararı olmaz. Ama annem inatçı işte olmaz dedi mi olmaz. Kovaya koyduğum gibi yine paşa paşa geri bırakmak zorunda kaldım minik kediyi bir süre mücadele ettikten sonra . Artık bıraktığım yerde gidip severim bende ne yapalım.

10 Temmuz 2011 Pazar

ASRINDAN SEÇMELER

Yaklaşık 2,5 senedir bu adresten size kendime anlatıyorum. Aslında daha çok yaptıklarımı , gittiğim yerleri ya da gördüğüm şeyleri. Buna rağmen kendimden pek bahsetmediğimi farkettim. Biraz düşünüp aslında nasıl bir çocuk olduğumu size anlatmaya karar verdim;
* Gece kaçta yatarsam yatayım sabah erkenden kalkarım ( genellikle 7 gibi )
* Uyanır uyanmaz süt isterim hatta gün bitip yatana kadar defalarca aklıma geldikçe süt içerim.
* Annem söylemese karnımın acıktığı aklıma gelmez. Hele birde oyun oynuyorsam hiç umrum olmaz.
* Buna rağmen yemek ayırmam , annem ne yapmışsa yerim.
* Domates ve salatalıksız bir hayat düşünemem.
* Elmaya , çileğe ve muza bayılırım.
* Her şeyi uzun uzun ( gerçekten çok uzun bazen anneme fenalıklar gelir ) çiğnerim.
* Tuvaletle antlaşmamız yeni yeni imzalanıyor. Ama tuvalet kağıdı kullanmadan , sifon çekip ellerimi yıkamadan tuvaletten çıkmam.
* Hiçbir hayvandan korkmam sinekten korktuğum kadar. Kocaman inekleri bile kovalamışlığım var ama sinek olan odaya giremem.
* Tam bir hayvan delisiyim . Hele sokakta bulduğum kedi ve köpeklere hiç dayanamam. Annem izin verseydi şimdi getirdiklerim yüzünden evde bize yer kalmazdı.
* Eşyalarımı kimseyle paylaşmam. Benim olan benimdir , başkalarının olan da benimdir :)
* En sevdiğim kelime '' baba '' dır.
* Tam bir su canavarıyım. Deniz , küvet , park bahçelerdeki süs havuzları hepsi favorimdir.
* Babamın yaptığı herşeyi taklit ederim.
* Annem mutfaktayken yapılan yemeklerde mutlaka tuzum olur.
* Sakız çiğnemeyi , dondurma yemeyi , lolipop ve jelibonu çok severim.
* Kitaplara bayılırım. Aynı kitabın sayfalarını defalarca aşındırırım.
*24 saat koşup , zıplayıp oynayabilirim. Genellikle yorulmak nedir bilmem.
* Kendimden büyüklerle daha iyi anlaşırım. Yaşıtlarım benim hızıma yetişemiyor , 10 kaplan gücünde mi neyim?
Şimdilik bu kadar . Aklıma geldikçe yazarım yine. Bende malzeme bol ama şimdi babam geldi yanıma kafam dağıldı :)

9 Temmuz 2011 Cumartesi

SONUNDA HAYVANAT BAHÇESİNDEYİM

Benim hayvanlara ne kadar düşkün olduğumu ve sinek dışında hiç bir hayvandan korkmadığımı herkes bilir. ( Evet yanlış okumadınız en büyük hayvanlara bile korkmadan yaklaşan ben küçücük sineklerden korkuyorum. Ne yapalım bu da benim huyum )
En çok istediğim şey hayvanat bahçesine gidip tüm hayvanları bir arada görebilmekti. Bolu dönüşü İstanbul'un tek hayvanat bahçesi ( bunu bir ayıp olarak görüyorum) olan Darıca ya da yeni adı ile Faruk Yalçın (http://www.farukyalcinzoo.com/) bahçesine uğradık.Oldukça büyük bir alandı. Bu kadar geniş olacağını tahmin etmemiştik. Zamanımız olmadığı için hepsini gezemedik bile.
Yürüyüş yolları çok güzeldi. Kaplan , aslan ya da yırtıcı hayvanlar dışında diğerleri elimi uzatsam dokunabileceğim uzaklıktaydı. Hatta yasak olmasına rağmen maymunlara yemiş verenleri bile gördüm . Merak ettiğim bir çok hayvanı yakından görebildim. Tüm hayvanların yaşam alanları oldukça geniş ve rahat görünüyordu.En çok bu özellik hoşuma gitti.
Bunların yanında sevmediğim şeylerde vardı. Bazı kafesler çok bakımsızdı. Çoğu hayvan hava çok sıcak olduğu için ya gölgelere sığınmıştı ya da bir heykel gibi hiç kıpırdamadan duruyordu. Böylesine sıcak günlerde serinlemeleri için kafeslerinde bulunan havuzlar çok kirliydi. Ve en kötüsü favorim olan filler hayvanat bahçesinde yoktu.
Çok yorulmama , sıcaktan onlar gibi benimde bunalmama rağmen iyiki hayvanat bahçesine gitmişim. Annemle babamın sözü var kalan yerleri gezmek için tekrar geleceğiz tabii daha serin bir zamanda :)
Şimdi sırada hayvanlarla ilgili gitmek istediğim iki yer daha var. Biri Florya'da yeni açılan dev akvaryum (http://www.istanbulakvaryum.com/) . Geçen sene Atatürk'ün Florya'daki köşkünü gezmeye gittiğimizde inşaatı bitmek üzereydi. O zamandan beri gidilecekler listemde. Diğeride Turkuazoo ( http://www.turkuazoo.com/tr/ ) . Geçtiğimiz haftalarda yanına kadar gitmemize rağmen girememiştik. En kısa zamanda orayı da görmek istiyorum. Duyuyorsun di mi babacığım?