KUCUK ADAM

Lilypie Fourth Birthday tickers

8 Aralık 2011 Perşembe

AĞACIMIZ HAZIR



Geçtiğimiz haftasonu yılbaşı ağacımızı süsledik.Çok zevkliydi. Süsleri takmak ilk baş çok zor oldu ama alışınca hepsini kendim yapmak istedim. Hele bir de ışıkları yanınca görseniz. Her akşam oturup ağacı izliyorum. Şimdi bir de hediye listesi yapmam lazım çünkü altı şimdilik boş.

3 Aralık 2011 Cumartesi

LEGOOOOOOOOOOOO





Lego diye birşey varmış biliyor musunuz? Ben daha birkaç gün önce öğrendim. Ne güzel birşey bu lego. Rengarenk bir sürü parça var ve istediğini yapabiliyorsun. İstersem bir arabam oluyor , istersem bir gemim.
Annemler bile şaşırdı benim bir oyuncak ile bu kadar uzun süre oynamama. Ama ne yapayım bir kere başına oturunca kalkamıyor insan.
Yeni aşkım belli oldu galiba.


KOVBOY OLDUM



Haftasonu alışveriş merkezindeydik. Oyun alanını ziyaret etmeden ordan çıkmamız zaten mümkün değil. Ama bu sefer kıyafetim bindiğim oyuncaklara çok uymuş. Değil mi ?

DEV PEPE KEYFİ



Bir çocuk daha ne isteyebilir ki. Evinin duvarında dev bir PEPE. Yaşasınnnnnnn!. Babamın benim için süpriziydi bu geçen akşam. Odamda oynarken Pepe'nin sesini duyup salona koştum. Önce gördüklerimi anlayamadım. Televizyon kapalıydı ama salonun duvarında kocaman bir Pepe vardı. Babam projeksiyon makinesi ile açmıştı çizgi filmimi.Hiç bitmesini istemedim ama her güzel şey gibi bu keyfin de bir sonu vardı.Babama en kısa zamanda bunu tekrarlamasını istiycem

AŞÇI YAMAĞI ASRIN



Daha önce söylemiştim annem ben olmadan mutfakta yemek yapamaz. Ya karıştırıcam , ya malzemeleri koyucam ama mutlaka benimde tuzum olacak yapılan yemeklerde. İlk başlarda annem beni hep kovardı mutfaktan. Ama artık başa çıkamayacağını kabul etti ve beni de işe dahil etmeye başladı. Artık o da bende çok mutluyuz çünkü birlikte yemek yapmak çok keyifli

KİRPİ GÖZLEM OYUNU





Meraklı minik dergisi bilmeyen yoktur heralde. Son bir senedir her ay alıyorum bende. Resimleri , hikayeleri harika. En çok ta oyunları. Geçtiğimiz ay verdiği kirpi gözlem oyunu çok güzeldi.
Annemle beraber her parçasını kesip yapıştırdık. Zaten sayı saymaya bayılıyorum bu oyun tam bana göreydi

ÇUF ÇUF TREN



İlk amcamın aldığı trenle başladı aşkım . Her gün biraz daha arttı. Oyuncak , gerçek bütün trenlere hastayım. Erkek çocuklarının araba sevdası olur aslında. Benimde var arabalarım ama trenlerim hep en kıymetliler.
Hele bu ahşap olana bayılıyorum. İstediğim kadar parça ve ray ekleyebiliyorum. Yakında tren rayları tüm odamı dolaşıyor olacak.

25 Kasım 2011 Cuma

LEVENT SONGÜR

Bebek : Fotoğraf denklem budur. Çünkü öyle çabuk büyüyoruz ki sevdiklerimiz o tatlı hallerimize doyamıyor bile. Tabii bi de bunun '' anne ben küçükken nasıldım '' boyutum var. Bebek olduğuna inanmayan ya da neye benzediğini merak eden birçok çocuk var.
Hem bizim için hem sevdiklerimiz için bir çocuğun hayatındaki en önemli olaydır poz verip ( ya da vermeden - doğaçlama ) fotoğrafını çektirmek.
İşte bu yüzden size harika birinden bahsedeceğim. Levent Songür. 10 yıldır fotoğrafçılık yapıyor farklı alanlarda olsa da ama şimdi tüm ilgisini bize vermiş durumda. Çalışmaları da sıradan fotoğrafların çok dışında. Çekim yapılırken sadece poz vermiyor eğleniyorsunuz da. Bütün çocuklar sıkılır çünkü stüdyo ortamında fotoğraf çektirmekten. Ama Levent abi bizim dilimizden anlıyor. İş böyle olunca ortaya da harika fotoğraflar çıkıyor. Hadi gelin de sitesine bir bakın bayılacaksınız.

25 Ekim 2011 Salı

Van İçin Herkes Tek Yürek

Van Depremi'ne duyarlılık gösteren ve zor durumda olan depremzedelere yardım elini uzatmak isteyen vatandaşlarımız için bir liste hazırladık. Aşağıdaki kanallardan dilediğinizi seçerek yardımlarınızı en kolay şekilde Van'a ulaştırabilirsiniz:

1. KIZILAY
2868'e tüm operatörlerden boş bir SMS göndererek Kızılay'a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Ayrıca havale yoluyla destek olmak isteyenler, tüm bankalardaki "Türk Kızılayı" hesaplarından bağış yapabilir. Ayni bağışlar Türk Kızılayı lojistik merkezleri ve şubeleri tarafından kabul edilecektir. Tüm Kızılay şubelerinin iletişim numaralarını buradan öğrenebilirsiniz.

2. AKUT
Tüm GSM operatörlerinden 2930'a göndereceğiniz AKUT yazan bir SMS ile AKUT'a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Kredi kartını kullanarak internet üzerinden bağış yapmak isteyen vatandaşlarımız CardFinans ya da diğer banka kartlarını kullanarak bağışta bulunabilirler.

Havale/EFT için Banka Hesap Numaraları;
T. İş Bankası - Gayrettepe Şubesi - TR14 0006 4000 0011 0800 6666 63
Finansbank - Gayrettepe Şubesi - TR92 0011 1000 0000 0001 9576 70
Garanti Bankası - Ortaklar Cad. Şubesi - TR26 0006 2000 3570 0000 0029 30

3. BAŞBAKANLIK YARDIM KAMPANYASI
Başbakanlık tarafından Van’da yaşanan deprem nedeniyle başlatılan yardım kampanyası çerçevesinde saptanan banka hesap numaralarına buradan ulaşabilirsiniz.

4. KARGO FİRMALARI
Yurtiçi Kargo, PTT Kargo, MNG Kargo ve Aras Kargo yardım gönderilerini ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktadır.

5. HÜRRİYET EVLERİ
Deprem sonrası yaralarını sarmaya çalışan ve kış öncesinde evsiz kalan Van için Hürriyet Gazetesi de büyük bir seferberlik başlattı. Hürriyet, Van’da kış koşullarına dayanıklı, mutfak, banyo ve tuvaleti olan "Hürriyet Evleri" kuracak. Kızılay işbirliğinde başlatılan kampanya ile her biri 6 bin liraya kurulacak evler, evsiz kalan vatandaşlara sıcak bir yuva olacak.

Van Depremi - Hürriyet Gazetesi Bağış Hesapları
T. İş Bankası Mithatpaşa Şubesi
4228 - 0971947 / IBAN TR370006400000142280971947
T.C. Ziraat Bankası Kızılay Şubesi
Hesap No 685-2868-5189 / IBAN TR060001000685000028685189
Garanti Bankası Kızılay Şubesi
Hesap adı: Van Depremi - Hürriyet
Şube: 082 Hesap No: 6294703 / IBAN TR72 0006 2000 0820 0006 2947 03

Yapacağınız ufak bir yardım zor durumdaki bir çok insanı hayata bağlayan bir umut olacaktır. Mesajımızın ulaştığı herkesi, deprem bölgesinde yardıma ihtiyacı olan vatandaşlarımıza yardım etmeye davet ediyoruz.


Kaynak : www.modayadair.blogspot.com , www.modahaftasi.blogspot.com , www.gzmlounge.blogspot.com

6 Ekim 2011 Perşembe

ÖZEL MİNİK KEKLER






Ananem ile alışverişe çıktığımızda bu kalıpları görür görmez tutturdum alalım diye. Ananem de kıyamadı aldı tabi :)
Nereden bileyim ben bunların kek kalıbı olduğunu renkleri öyle güzel ki oyuncak sandım. Eve gelip anneme gösterince '' madem aldın gel kek yapalım '' diyince kendimizi mutfakta buldum.
Artık bu işte oldukça ustalaştım ben. Malzemeleri kendim koyup mikseri tutabiliyorum. Herşeyi karıştırıp kalıplara döktük. Annem fırının saatini kurdu ve zil çalınca hazır olacak dedi. Ama ben bekler miyim? Gidip gelip fırına bakıyorum hatta yetmiyor babamı da sürüklüyorum gelip benimle baksın diye. Sonunda zil çaldı ve keklerim harika görünüyordu.
Ertesi gün keklerden ananeme de götürdüm ne de olsa onun sayesinde yaptım bunları :)
Ellerime sağlık

13 Eylül 2011 Salı

Silivri - Sirkeci Arası Tren Yolculuğu










Bir insanın iki lafından biri çuf çuf olursa işte sonunda böyle olur. Herkesi taktım peşime düştük tren yoluna :) Silivri'ye 10 dk mesafede Edirne-Sirkeci hattında çalışan tren geçiyor. Sabah 11:30'da trendeydik. Bir buçuk saatte Siekeci'ye vardık. Yolculuk çok rahattı. Tren tertemiz , koltukları rahat ve geniş. En güzel yanı da istediğin gibi dolaşabiliyorsun otomobilde olduğu gibi bir yere bağlanıp kalmıyorsun. Tuvalet için mola vermiyorsun. Bir şeyler yemek için durmuyorsun. Hiç görmediğin bilmediğin yerlerden geçiyorsun.
Saat 1'de Sirkecideydik. Otomobil olmadığı için ne trafik ne de park yeri derdimiz olmadı. Hemen sahile balık ekmek yemeye indik. Vapurlar , tur tekneleri , balık tutanlar , ordan oraya koşturanlar. Ne kadar da hareketliydi. Şansımıza havada çok güzeldi. Harika bir meltem esiyordu denizden.
Balık ekmekten sonra kendimizi mısır çarşısının arkasındaki petshoplarda bulduk. Kafeste görünce hayvanları üzülüyorum. Keşke hepsini alabilsemde kafesten çıkartsam. Çeşit çeşit kuşlar , sincaplar , kediler , köpekler öyle güzeldi ki.
Kısa bir mısır çarşısı turundan sonra Kapalıçarşı'ya gidelim dedik. Ama Kapalıçarşı pazar günleri kapalıymış :) bunu da öğrendik.
Hem etrafı gezelim hem de yürüyüş yapalım dedik ve tranvay yolunu takip edip Sultanahmet'e çıktık. Yol üzerinde harika binalar vardı. Tabii bunlar annemin ilgi alanına giriyor ben pek bakmadım açıkçası :)
Bu kadar hareketten sonra trene dönüş yolunda uyumuşum. Uyandığımda çoktan trene binmiş eve dönüyorduk. Güneşin batışını trende izlemek çok güzelmiş.
Çok rahat bir yolculuktan sonra 8 buçukta dönmüştük.
Trende beni en çok şaşırtan şeylerden biri de beklediğimden kalabalık olmasıydı. Nerdeyse boş koltuk kalmamıştı. Hem giderken hem dönerken. Oysa ben artık trenlerin artık böylesine kullanılmadığını düşünüyordum.
Bu kadar güzel vakit geçirince acaba bir yolculukta Edirne'ye doğru mu yapsak diye konuşmaya başladık bile. Eğer size de yakın bir yerlerden tren geçiyorsa mutlaka binmelisiniz.



12 Eylül 2011 Pazartesi

İYİ Kİ DOĞDUN ANNEMMMMMM!!!!!!




Nasılda geçmiş zaman daha dün gibi , babam olmadan kutlamıştık annemin doğum gününü geçen sene. Bu sene o da yanımızda hep beraberiz yine. Annemin yüzü daha çok gülüyor. Umarım hep böyle olur. Onu üzecek herşey herkes ondan uzak durur.
Seni çok seviyorum anneciğim. İyi ki doğmuşsun beni de doğurmuşsun.

10 Eylül 2011 Cumartesi

BAŞIM DERTTE

Kelimelerle başım dertte. Zaten herşeyi öğrenmeye çalışmak bu kadar zorken bir de karşıma mecaz diye birşey çıktı. Bu nedir şimdi? Bir kelimenin kaç anlamı olabilir ki? Herşey bu kadar kafa karıştırıcı olmak zorunda mı ? Elma elma olsun armut amut. Neden başka anlamları olsun ki. Bu mecaz olayı yüzünden hep komik durumlara düşüyorum karizmam çiziliyor.
Ne demek istediğimi anlatayım;

Annem: Asrın gel anneciğim odana halını serdim artık istediğin gibi oynayıp yuvarlanabilirsin.

Anne sözü dinlenmeli değil mi? Atıyorum kendimi başlıyorum halıda yuvarlanmaya. Annemden bir kahkaha oğlum ben onu mecazi olarak söyledim. Ama ne bu şimdi az önce yuvarlan dememiş miydi?

Deniz Teyze : Asrın gel bak kedi var orda.

Koşup sağa sola bakıyorum yok kedi göremiyorum.

Deniz Teyze: Orda değil parmağımın ucuna bak.

Deniz teyzenin parmağını tutuyorum ucuna bakıyorum kedi orda da yok. Deniz teyzede de bir kahkaha kopuyor. Ne oldu ki şimdi. Parmağımın ucuna bak diyen o değil miydi?

Ananem yeni çanta aldı. Eve gelince annemle babama gösteriyorum.

Annem: Oğluşum çok güzelmiş çantan. Oyuncaklarını , kitaplarını koyarsın. Hatta suda koyarsın.

Elimde çanta koşa koşa banyoya gidiyorum. Musluğu açıp çantama su koyucam. Annemle babamdan bir kahkaha daha kopuyor.

Bu ne şimdi . Ne derlerse onu yapıyorum ben. Aslında ne demek istediklerini nasıl bilicem. Bu mecazın ne olduğunu nasıl öğrenicem. Hep böyle çizilecek mi benim karizmam. Offff yaaa offf.

9 Eylül 2011 Cuma

YAZ BİTTİ GALİBA

Tamam havalar öyle pek soğumadı. Ama eski yakıcılığı kalmadı güneşin hele akşamüstü esen rüzgar çok güzel.
Yaz bitti galiba dememin sebebi bayramdan önce gördüğüm göç eden leylekler. Hayatım boyunca ( topu topu 30 ay zaten ) bu kadar çok kuşu bir arada görmemiştim. Gerçi annemle babamda görmemişler.
Eğer kuşlar göç etmeye başlarsa yaz bitti demekmiş. Bunu söyleyip ardından ekliyorlar '' daha pastırma sıcakları olur '' . Bu ne şimdi benim kafam karıştı. Yaz bitti mi bitmedi?
Şimdiden söyliyim mevsim ne olursa olsun kuşlar nereye giderse gitsin hiçbir şey benim hergün parka gitmemi engelleyemez ona göre :)

7 Eylül 2011 Çarşamba

İyi Ki Doğdun Kaan!



Bu pazar Kaan'ın doğum günüydü. 3 yıl bitti. O artık abi sayılır. Zaten bana da Berru'ya da abilik yapıyor her zaman.
Çok eğlenceli bir akşamdı. Hiç oturmadık. Oyunlar oynadık , eğlendik. Ama benim en sevdiğim kısım pastanın gelip mumların üflendiği andı.
Umarım arkadaşlığımız hep sürer . Diğer doğum günlerinde de yanında olurum arkadaşım. İyi ki doğdun!