KUCUK ADAM

Lilypie Fourth Birthday tickers

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Bir Günde Tüm Türkiye'yi Gezdim













Artık bir günde tüm Türkiye'yi gezmek çok kolay hemde yorulmadan. Bunun için tek yapmanız gereken Haliç kenarında bulunan Miniatürk'ü ziyaret etmek. Burada göletlerde salına salına feribottan Atatürk'ün evine , Yerebatan sarnıcından Mardin taş evlerine, Rumelihisarından İzmir saat kulesine , Bursa Ulu Cam'nden Anitkab're kadar

Haliçe Bir De Pierre Loti'den Bakın







İstanbulda gidilmesi gereken o kadar çok yer var ki, burda olduğum süre boyunca hep gezmek istiyorum. Geçtiğimiz haftasonu bu gezilerimize başladık. İlk gittiğimiz yer harika bir seyir tepesi olan Pierre Lotiydi.
Pierre Loti tepesi, Eyüp’ün en önemli mekanlarından biri. Özellikle tarihi yarımadayı keşfe çıkan yabancı turistlerin ve kültür turuna çıkan İstanbullular’ın keyif yeri. Pierre Loti, adını Türk dostu olarak bilinen Fransız yazar asıl adı Julien Viaud olan Pierre Loti’den alıyor.
Bu harika tepeye yolunuz düşerse manzaraya karşı türk kahvesi içmek adettenmiş haberiniz olsun. Ben içemedim tabi ama onun yerine tepenin kedilerini kovaladım bol bol.Bir de rengarenk çiçeklerini kokladım.

Bolu'da Son Günüm






Başlık doğru şaşırmayın. Bu fotoğrafların çekildiği gün Bolu'daki son günümüzdü annemle bir süre için. Canım babam 12 ağustos günü askere gitti. Şu anda Sinopta jandarma kendisi. Onu şimdiden çok özledim. Neyseki yarın yemin töreni için onu görmeye gideceğiz. Babamın yokluğunda annemle bende İstanbulda ananemlerde olacağız. Bundan sonra size İstanbul macerelarımı anlatacağım. Sanırım hayat burda daha hareketli geçecek.

6 Ağustos 2010 Cuma

BENSİZ NE KADAR GÜZEL OLABİİR Kİ?






















Yukarıdaki fotoğrafların hepsi çok güzel di mi? Ama sizinde dikkatinizi çeken birşey oldu mu? Evet evet , hiç birinde ben yokum o yüzden bence bir anlamı da yok. Annemle babamın bensiz motorla çıktıkları abant gezisine ait bu fotoğraflar.Bensiz geçen bir gün ne kadar güzel olabilir ki? En başta heyecanlı olmaz , hareketli olmaz . Yine de eğlenmiş gibi görünüyorlar. En azından biraz da olsa kafa dinledikleri belli.

DERE KENARINDA HARİKA BİR GÜN












Her yerde olduğu gibi son zamanlarda Bolu'da da hava çok sıcak . Bu sıcakta bezle dolaşmak uyumaya çalışmak çok zor. Herkesin bildiği gibi sıcaktan bunalınca rahatlamanın en iyi yolu sudur. Bizde hep beraber abant yolu üzerinde bulunan derenin kenarında piknik yapmaya gittik. Çok güzel bir gündü. Benim için en güzel tarafı derenin içinde olmaktı. Küçük bir balık olarak beni kimse sudan uzak tutamaz. Öyle de oldu. Annemle beraber dereye girdik. İçinde yürümek oynamak çok güzeldi. Keşke şimdi yine orda olsam.



ÖZGÜN ABİM DE EVLENDİ

İki aydır bloguma hiçbirşey yazılmadığını fark ettim. Aslında bu arada birçok şey oldu ama yazmaya fırsat bulamadık. Şimdi en baştan başlıyorum.
3 Temmuz günü Özgün abim evlendi. Özgün abi canım babamın nikah şahidi. Yanındaki güzel gelinde Nagihan abla. Bıcır bıcır konuşan benimle çok güzel oyunlar oynayan tatlı bir abla.


Çok güzel bir düğün oldu herkes çok eğlendi. O akşam düğüne giderken babamla çok özel t-shirtlerimizi giydik. Beni gören herkes babamın küçük bir kopyası olduğumu söyler. Bu yüzden babamın t-shirtünün üstünde '' The Original '' benim t-shirtümün üstünde '' The Copy '' yazıyordu. O akşam gelinle damattan sonra en popüler çift babamla bendim.
Özgün abi ve nagihan abla size ömür boyu mutluluklar diliyorum ve en kısa zamanda bir oyun arkadaşı bekliyorum :)