KUCUK ADAM

Lilypie Fourth Birthday tickers

30 Ocak 2010 Cumartesi

ÖRDEĞİM MEŞHURMUŞ BENİM HABERİM YOKMUŞ

Benim sevimli ördeğim meğer önceden mankenmiş. Bana bundan hiç bahsetmemişti. Söylemese bile kendisiyle gurur duydum.Acaba benden sakladığı başka şeyler var mı?
Bellki de eski hayatını geride bıraktı ve benimle yeni bir düzen kurdu. Ne olursa olsun ben onu çok seviyorum. O olmasa nasıl banyo yapabilirdim?
Arada sırada eski arkadaşlarını ( fotoğraftaki gibi ) eve çağırsa eminim babam çok sevinirim. Belki söylersem beni kırmaz :)

BİR RÜYA DAHA BİTTİ :(


Her rüya gibi bu da bitti. Canım ananem ve teyzem gitti. Çok güzel bir hafta geçirmiştik. Annem için de çok iyi oldu. Geceleri emzirmenin dışında hep ananem kalkıp uyuttu beni. Annemde dinlenmiş oldu. Teyzem hiç yorulmadan şikayet etmeden hergün oynadı benimle.

Gittikleri için çok üzgünüm ama tesellim var çünkü yaklaşık bir ay sonra doğum günüm ve tekrar gelecekler. O günü sabırsızlıkla bekliyorum.

29 Ocak 2010 Cuma

TEKERLEMELERİ BİLİR MİSİNİZ?

Tekerlemeleri bilir misiniz? Hepinizin annesi babası küçükken mutlaka tekerleme söylemiştir. Uzmanların araştırmalarına göre tekerlemeler biz çocukların konuşma yeteneği için oldukça destekleyiciymiş hem de çok eğlenceli. Ben daha birkaç aylıktım annem bana bir tekerleme kitapçığı hazırlamıştı ve onları söylerdi. Bİrkaçtanesini sizinle paylaşmak istiyorum.

TEKİR
Bir iki tombul tekir
Camdan bakar ,
başına takar
Hop hop ,
Altın top


YAĞMUR

Yağ yağ yağmur
Teknede hamur
Bahçede çamur
Ver allahım ver
Sicim gibi yağmur


PORTAKAL

Portakalı soydum
baş ucuma koydum
Ben bir yalan uydurdum
Duma duma dum
Duma duma dum


ELLER

Ellerim tombik tombik
Kirlenince çok komik
Kirli eller sevilmez
Güzelliği görülmez
Dişlerim bakım ister
Hele saçlar , hele saçlar
Uzayınca tırnaklar
Kirlenince kulaklar
Bize pis derler pis derler


ELLERİM PARMAKLARIM
Sağ elimde beş parmak
Sol elimde beş parmak
Say bak,say bak,say bak
Hepsi eder on parmak
Sende istersen saymak
Say bak , say bak , say bak
Hepsi eder on parmak

Babam da Ben de Yolların Ustasıyız




Daha önce canım teyzem ve ananemin bizde olduğunu söylemiştim. Geçen gün hepberaber ( tabii annem ve babam da vardı ) alışveriş merkezine gittik. Uzun süredir sadece izlemekle yetindiğim oyuncakların yanına gittik yine.
Göründüklerinden daha zevkliymişler. Ananem beni öyle görünce önce çok korktu çünkü bindiğim oyuncak hem müzik çalıyor hem de sallanıyordu. Ama sonra korkusunun boşa olduğunu anladı çünkü bende babam gibi usta şoförüm ve direksiyonu çok sağlam tutmuştum.

Annem babam söz verdi en kısa zamanda beni yine götürecekler.

27 Ocak 2010 Çarşamba

REKLAM YILDIZI OLMAK İSTER MİSİNİZ?



video


Hergün tüm kanallarda dönen Toyota reklamını izlemeyeniniz yoktur heralde. Ordaki arkadaşların uyku hallerine annem bayılıyor. Seni de çekip göndermek gerek diyor ne zaman izlese. Eğer sizin annelerinizde aynı şeyi söylüyorsa yolculuk sırasında sizin uyurken bir videonuzu ya da fotoğrafınızı Toyota'nın resmi sitesine göndermesi yeterli. Belki bir dahaki reklmada kendinizi televizyonda izleyebilirsiniz.


25 Ocak 2010 Pazartesi

Bu Ne Bilen Var mı?



Dün akşam yerde bunu buldum. Değişik bir şeye benziyordu. Üzerinde teyzem vardı ama benimle konuşmuyordu. Neden acaba küsmüş müydü yoksa?


Kaç kere vurdum vurdum yine konuşmadı teyzem. Ama ben bişey yapmadım ki ona neden böyle yapıyor.

Aaaaaa teyzem yanıma geldi. Bunun içinde değilmiş ki. Ben yanlış anlamışım.
Tamam şimdi buldum galiba. Bu da kuzum gibi beyaz o zaman bunun da üzerine oturucam. Yaşasın yaşasın buldum.


KUZU KUZU MEEEEEEEE!

Cuma günü ananem ve teyzem geldi. Bizim evde bayram havası esiyor. Canım annem çok mutlu tabii bende. Biricik teyzem bana bu bembeyaz yumuşacık kuzuyu getirmiş. Onunla oynaması çok eğlenceli . Özelliklede üzerine oturması. Ben üzerine oturunca hepbir ağızdan aynı şarkıyı söylüyoruz ; '' Kuzu kuzu meeeeee , bin tepeme , hadi gidelim Sami dedeme '' ( Dedem gelmedi çünkü :( bize )

19 Ocak 2010 Salı

ANNENİZE YARDIM EDİYOR MUSUNUZ?

Sizi bilmem ama ben anneme ev işlerinde çok yardım ediyorum. Çok güzel elektrik süpürgesi kablosu çekerim. Sonra kimse ellerini benim kadar iyi vileda kovasına sokamaz. Ama söz konusu bulaşık makinesi olunca işler değişiyor. Tüm işler bir yana bu bir yana. Makinenin kapağını açık gördüğüm anda hemen emekleyerek başına giderim.


Elime geçirdiğim herşeyi içinden çıkarmaya başlarım. Çabuk olmam lazım çünkü bu işi ne kadar çabuk bitirirsem annemin benimle oynamak için o kadar çok zamanı kalır.

ŞU KÖŞE KIŞ KÖŞESİ ŞU KÖŞE YAZ KÖŞESİ BU DA OYUN KÖŞESİ

Çocuklar her an her yerde oyun oynayabilir di mi? Ama hepsininde özellikle sevdiği bir köşe vardır. İşte benimde burası. Burası bizim salonumuz. Bu oyun köşesini de bana annem hazırladı.
Çoğu zaman bende oyuncaklarımı evin heryerine dağıtmayı seviyorum. Ama bu köşe en sevdiğim oyuncakların durduğu yer. Yani özel bölge. Üstelik kaloriferin önünde sıcacık koyun postunun üzeri yumuşacık daha ne olsun ki :)


PEDODONTİST NEDİR ? BİLİYOR MUSUNUZ ?

Bu aralar Sami dedemden beni yakından ilgilendiren mailler alıyorum. İşte bir tanesi daha. Önceden pedodontist diye birşey duymuş muydunuz? Ben bu ayıma kadar duymamıştım. Sordum annem de duymamış. Dedem Ayşe Arman'ın bir yazısını yollamış bize. İçinde yararlı birçok bilgi olan üstelik hepsinin ilk ağızdan anlatıldığı bir yazı. Sizlerle de paylaşmak istedim.

Çocuğunuzun dişleri sağlam ve düzgün olsun istiyorsanız...
Adı Aslı James, Dubai'de yaşayan binlerce Türkten biri. O bir “pedodontist.”
O ne mi?
Çocuk diş hekimi.
Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun.
İstanbul'da kendi kliniği varken...
Ve işleri çok iyi giderken...
Annesi babası onunla gurur duyarken...
Çocuklar, Aslı Abla'larına bayılırken...
Güle oynaya dişçi koltuğuna oturup, ona ağızlarını açarken...
Beklenmedik bir şey oluyor.
Aslı, aşık oluyor!
Hem de bir İngiliz'e.
Her şeyi geride bırakıp, onun peşinden Katar'a, Doha'ya gidiyor.
Gördüğünüz gibi, bu hayatta ben tek değilim!
Millet, işini gücünü terk edip gittiği için ona kızıyor ama Aslı'nın umurunda değil...
“Hayat böyle bir şey, her an her şey olabilir” diyor.
Doha'da son derece keyifli geçen üç yıldan sonra GIDE'ye (Global International Dental Education) üye oluyor. Haftada yedi-sekiz saati, mesleğindeki yeniliklerle ilgili kursları takip etmekle geçiyor.
Yeni ülke, yeni iş, yeni hayat derkeeen...
Tam da yeni insanlarla tanışmış, Arapça öğrenmeye başlamışkeeen... İngiliz kocası, “Hadi hazırlan, Dubai'ye gidiyoruz” diyor.
Şimdi Dubai'deki bir klinikte mutlu-mesut çalışıyor.
Her gün onlarca çocukla haşır neşir olduğu için, iş çıkışı plaja gidebildiği için hayatından çok memnun. Kadın, pozitif. Sırrı bu.
Onu nereye koyarsan koy (yanına da kocası Stuart'u) yaşadığı her anın tadını çıkaracaktır.
Ve işte çocuklar, bu kadına bayılıyor!
Hayatında ilk defa bir diş hekimi koltuğuna oturan Alya'nın ağzını nasıl kocaman açtığına inanamazsınız...
Aslı James'ten bugüne kadar bilmediğim şeyler öğrendim.
Paylaşmasaydım, çatlardım.
Eğer çocuğunuzun dişleri sizin için de önemliyse...
Bir zahmet okuyuverin!

Aslı James anlatıyor

İnsan, çocuğunu kaç yaşına geldiğinde ilk kez diş doktoruna götürmeli?
* Üç-dört yaşına geldiğinde... Ben demek geç kalmışım...
* Alya 5 şu anda değil mi? Biraz. Kontrollere daha erken başlamalı. Çocuklar, dişçi korkusunu bir an evvel üzerlerinden atmalı...
Normal diş hekimleriyle, çocuk diş doktorları arasında ne fark var?
* Çocuk diş hekimleri, yani pedodontistler, diş hekimliği fakültesini bitirdikten sonra ayrıca uzmanlık eğitimi alıyorlar.
Siz bugün ne yaptınız Alya'ya?
* İlk önce genel muayenesini yaptık. Ağız ve çene yapısında bir anomali var mı, yok mu ona baktık. Dişlerini gözden geçirdik. Azı dişlerine “fissur örtücü” (fissur sealant) uyguladık. Ayrıca fluoride tedavisi yaptık.
Bunları neden yaptınız?
* Çocuklar, dişlerini ne kadar fırçalarlarsa fırçalasınlar, azı dişlerinin üzerindeki girintili çıkıntılı bölgeleri yeterince iyi temizleyemiyorlar ve işte felaketin başlangıç noktası orası: İlk çürükler, maalesef hep bu bölgede boy gösteriyor. Biz de o bölgeleri, iyice temizleyip flor salınımı yapan bir malzemeyle kaplıyoruz ki... Oralarda yemek, şeker, çikolata artıkları kalmasın ve diş çürümesin.
Bu uygulama hep var mıydı?
* Bir süredir var. Daha evvel, çocuklarda “ilk daimi azı dişi”ne uygulanırdı bu metot. Yeni ekol, “süt azıları”nı da kapsamalı diyor.
Yetişkinlerde de işe yarar mı?
* Aslında şart değil ama hem benim hem de kocamın “azı dişleri”nde bu malzemeden var. Altı ayda bir dişleri kuvvetlendirmek için flor uygulaması da yapılmalı. Mantık şu: Koruyabiliyorsam eğer neden çürümesine müsaade edeyim?
Pardon ama mesela çocukken bana bu uygulama yapılmadığı için mi benim dişlerim yeteri kadar düzgün değil...
* Vallahi biz artık “süt azı dişleri”nin 11-12 yaşına kadar ağızda sağlam kalmasını istiyoruz. Çünkü ilk daimi “azı dişi”, en arkadaki “süt azı dişi”nin hemen arkasından çıkıyor. Bir nevi “süt azı dişi”, “daimi azı”ya rehberlik ediyor. Şimdi, “süt azı dişi” çürüyüp de çekilmek zorunda kalırsa, ortada “daimi azı”ya rehberlik edecek bir diş kalmadığı için “daimi azı” daha önde çıkabiliyor. O zaman da dişler, çarpık çurpuk olabiliyor. Bu, ilerleyen zaman içinde ortodontik sorunlara da yol açabilecek bir durum. Ama tabii ki demokrasilerde çareler tükenmez! Eğer “süt azı” çürüyüp, çekilmek zorunda kalmışsa, biz de o zaman o boşluğa “yer tutucu” takıyoruz. Metal yüzük gibi bir şey... Amaaa... Hiç tartışmasız en iyisi, en güzeli süt dişlerinin çürümeyip 11-12 yaşına kadar yerinde sağlam kalması... O yüzden buraya her gün onlarca minik arkadaşımız geliyor, bu tedaviyi uyguluyoruz ve güle oynaya buradan ayrılıyorlar...

10 PARMAK MUZ NASIL YENİR?

10 PARMAK MUZ NASIL YENİR?



İŞTE BÖYLE :

16 Ocak 2010 Cumartesi

Benim Yaptığım Kurabiyelerden Yer Misiniz?

Ben artık çok büyüdüm. Neler yapabiliyorum böyle kendime inanamıyorum.Geçen gün annemle beraber kurabiye bile yaptım. Kendim yaptım diye demiyorum çok ta lezzetli olmuştu. İnsanın kendi yaptığı şeyi yemeside bir başka oluyormuş.

Tüm arkadaşlarıma tavsiye ediyorum.Mutlaka annelerinizi ikna edin ve mutfağa girip birşeyler yapın.
İşte yaptığım kurabiyelerin pişmiş hali. Tarifini anneme sorayımda buraya yazayım.İsteyen herkes yapabilsin. Şimdiden kolay gelsin

15 Ocak 2010 Cuma

Canınız Elma Çekerse Ne Yaparsınız?

Canınız şöyle güzel , lezzetli bir elma çekerse ne yaparsınız? O anda hangi oyunu oynuyorsanız bırakırsınız ve doğruca emekleyerek buzdolabına gidersiniz.

Tabii burda annenizin biraz yardım etmesi gerekiyor. Sizi bilmem ama ben henüz tek başıma buzdolabının kapağını açamıyorum. Bir de önceden elmaların benim ulaşabileceğim bir rafa konmuş olması gerekiyor.
Son olarak seçilen elma afiyetle yenir.İşte hepsi bu kadar. Afiyet olsun.

UZUN BİR GÜNÜN SONUNDA YAPILAN EN GÜZEL ŞEY


Evet, bildiniz uzun ve hareketli bir günün sonunda yapılabilecek en güzel şey iyi bir uykudur.Derin , kesintisiz ve güzel rüyalarla dolu bir uykudur.

Canım annemin bana her gece dediği gibi '' Allahım'ım herkese güzel ve derin bir uyku ver '' İyi geceler

11 Ocak 2010 Pazartesi

BOLU'DA BİR ASRIN DAHA VARMIŞ



Sami dedem geçen gün internette beni araştırmış. Evet beni :) Türkiye İstatistik Kurumu'nun '' çocuklar için istatistik '' adında bir internet sitesi var.



Kendinizle ilgili bilgileri giriyorsunuz ve öğrenmek istedikleriniz karşınıza çıkıyor.





Sitenin tasarımı , içeriği tam çocuklara göre.Renkleri ve düzeniyle çok eğlenceli.Bende kendime ait bilgileri girdim. İşte sonuç :

Buna göre ben benim yaşımdaki ve cinsiyetimdeki çocuklara göre 17 cm daha uzun ve 3 kilo daha fazlaymışım. Bunu öğrendiğime sevindim.
Ayrıca Asrın isminde benden başka Bolu'da 1 Türkiye'de 590 kişi varmış.

Bolu'da benimle aynı tarihte doğan 12 , Türkiye'de 3556 kişi varmış.
Türkiyedekilerle değil ama Bolu'dakilerle birgün tanışma fırsatı bulabilirim belki

Bugün Biraz Hüzünlüyüm

Bugün biraz hüzünlüyüm. Önce havanın yağmurlu olmasından zannettim. Karanlık ve pusluydu dışarısı. Oysa sabah güneşi bile görmüştüm. Annemle dışarı gezmeye çıkarız zannetmiştim. Gün içinde ilk hayal kırıklığımı böyle yaşadım zaten.


Çabuk atlattım ama çünkü canım babam evdeydi. Erkenden işe gitmemişti. Dışarı çıkamıyorsam bende tüm gün onunla oynarım diye düşündüm. Neşem yeniden yerine geldi. Ama çok geçmeden babam yanında bir sürü çantayla evden çıktı. Bende yine bir hayal kırıklığı. Ne olduğunu anlamamıştım.
Babamın arkasından annem anlattı. Canım babam iş için gitmiş. Gelecekmiş. O gelene kadar beni sen koruyacaksın dedi. Artık kocaman olmuşum.
İşte yine keyfim yerine gelmişti. Çocuk olmanın en güzel tarafı bu. Sevinmek için çok fazla şeye ihtiyacım yok.
Sen merak etme babacığım.Aklın bizde kalmasın. Sen gelene kadar anneme ben bakacağım

8 Ocak 2010 Cuma

MİYAV MİYAV

Bugün hayatımdaki ilklerden birini daha yaşadım. Ocak ayına uymayan sıcacık güneşli bir hava vardı. Her zamanki gibi annemle bu fırsatı kaçırmak istemedik ve giyindiğimiz gibi aşağıya indik. Böyle havalarda dışarıda olmaya bayılıyorum. Aslında ben her türlü koşulda dışarıda olmaya bayılıyorum.
Önce biraz apartmanın bahçesinde durduk. Çünkü merakla beklediğim şeyler vardı. Bizim apartmandaki komşularımız kedi beslemeyi çok seviyorlar. O yüzden bahçemizden büyük küçük kedi hiç eksik olmuyor. Şansımıza bugün yine bahçede bir tane vardı. Belki de en sıcak kanlısına denk gelmiştik. Beni bahçe duvarında görünce hemen yanıma zıpladı.
Önce birbirimizden biraz çekindik. Ne de olsa bu ilk yakın karşılaşmamızdı. Sonra alıştık. Şirin kedicik bacaklarıma sürtünerek dolaştıkça ben de onun yumuşacık tüylerini sevdim. Elimi her seferinde korkarak uzattım ama bana hiç birşey yapmadı.
İşte bu benim bir hayvanla ilk yakın buluşmamdı. Çok heyecanlandığımı ve korktuğumu saklamayacağım. Ama onu yine görmek için sabırsızlanıyorum. Keşke yanımızda fotoğraf makinemizde olsaydı ve bu güzel anı çekebilseydik. İnşallah bi dahaki sefere :)
Bu arada eve gelir gelmez annemle ellerimizi sabunla yıkadık. Unuttuk sanmayın. Sizde sakın unutmayın. Dışarda ne yaparsanız yapın içeri girdiğinizde ilk önce ellerinizi yıkayın.

4 Ocak 2010 Pazartesi

Asrın'ın Yarım Asırlık Dedesi

Dün dedemin doğum günüydü. Hemde öyle sıradan bir doğum günü değil ( aslında hiçbir doğum günü sıradan değildir ama lafın gelişi işte ) Canım dedem tam 50. yaşını kutladı. Yarım asırlık çınar oldu. O gün yanında değildim ama fotoğrafım pastasının yanındaydı tabi kalbimde.
Allah sana bir yarım asır daha verir mi bilmem dedeceğim( inşallah ) ama bu zamana sığdırdığın herşeyi senden dinlemeyi hevesle bekliyorum.
Tatlı yanaklarından kocaman kocaman öpüyorum canım dedem benim