KUCUK ADAM

Lilypie Fourth Birthday tickers

9 Haziran 2009 Salı

Annemin Karnında Geçen 9 Ay

3 Haziran: Bugün var edildim. Buradayım. Varım. Müthiş bir duygu bu. Var olduğumu henüz annem ve babam bilmiyor.
Bir elma çekirdeğinden bile küçüğüm. Ama ne de olsa, ben benim. Varım ya! Bu bana yetiyor. Henüz bedenim belli belirsiz, yüzüm yok ama, varlığımı ve benliğimi hissedebiliyorum. Bir erkek olacağım ve baharda çiçekleri seveceğim.

17 Haziran: Biraz büyüdüm. Kımıldamam mümkün değil. Annem henüz farkında değil ama onun kanıyla besleniyorum. Kalbini dolaşıp gelen sımsıcak kan bana geliyor. Beni sevecek bir kalbin kıpırtılarını şimdiden hissediyorum. Annem beni çok sevecek. Annem için güzel bir sürpriz olacağım.

20 Haziran: Artık babam da burada olduğumu biliyor. Fakat henüz erkek olduğumun farkında değiller. Onlara sürpriz yapacağım..

21 Haziran: Hiç göremediğim bir el ağzımı biçimlendirmeye başladı. Dudaklarımda onun dokunuşunu hissediyorum. Bu "el"in dokunduğu yerler dudağım damağım oluyor. Düşünün bir yıl sonra bu elin dokunduğu yerde tebessümler açacak, güleceğim. Dudağımdan ve dilimden sözler dökülecek. Herhalde önce "Anne!" diyeceğim. Anne duyuyor musun beni? Seninle konuşacağım. Sana güleceğim. Kimilerine göre hâlâ daha var değilmişim, Nasıl olur? Varım ve gülücükler sunacak dudaklarım da olmak üzere ya, Hem sonra bir ekmek kırıntısı ne kadar küçük olursa olsun yine ekmektir. Öyle değil mi anneciğim? Ah bir konuşabilsem!

25 Haziran: Bugün pek mutluyum. İçimde tatlı bir kıpırtı başladı. Artık bir kalbim var. Kalbim atmaya başladı. Hayatım boyunca böyle atıp duracak. Sevgilerle dolduracağım kalbimi. Tıpkı anneminki gibi...

30 Haziran: Her gün biraz daha büyüyorum. Kollarım ve bacaklarım da biçimlenmeye başladı. Hele bir büyüsün kollarım bak nasıl kucaklayacağım seni anneciğim. Şu ayaklarım da tamamlansın da, beraber okula gideriz.

9 Temmuz: Ah evet, Bunlar, bunlar ne kadar sevimli ve küçük şeyler. Aman Allah'ım parmaklarım da çıkmaya başladı. Bunlarla çiçek toplayacağım, annemin elini tutacağım, kalem tutacağım. Belki de güzel bir şiir yazacağım. Anneciğim, orada mısın? Ellerimi ellerinin arasına koymak için sabırsızlanıyorum.

7 Ağustos: Bugün yüzüm tamamlandı. Artık iki güzel gözüm, bir küçük burnum, dudaklarım ve yanağım var, Babama benziyorum galiba,

10 Ağustos: Artık çevreme bakabiliyorum. Etrafım çok karanlık ama olsun. Yine de mutluyum. Yaşıyorum ve varım. Kısa bir süre sonra gün ışığını görebileceğim, renkleri ve çiçekleri tanıyacağım. Rüyamda gördüm. Dünyada gökkuşağı diye bir şey varmış.. Onu çok merak ediyorum.. Anneciğim, babacığım sizin yüzünüzü de göreceğim. Tanışacağız,. Mutlu olacağız. Gülüşeceğiz..

21 Ağustos: Kulaklarım daha iyi duyuyor artık. Anneciğim,senin kalbinin seslerini duyuyorum. Benim kalbimin atışlarını da sen duyabiliyor musun? Hatta sesini bile tanıyabiliyorum. Sesin ne kadar tatlı, Hiç duymadığım bir şey bu, Güzel ve sağlıklı bir erkek olacağım. Kollarında uyuyacağım, yüzüne bakacağım, o tatlı sesini dinleyeceğim. Benim için ninni de söyleyecek misin anneciğim? Sen de beni özlüyorsundur mutlaka, Beni koklayacaksın.. Çok seveceksin, değil mi?

12 Eylül: Bugün annemin doğum günü. İyi ki doğdun anneciğim. Dünyaya gelip seni kutlamak için sabırsızlanıyorum. Benden sana doğum günü hediyesi eğer doktora gidersen benim bir erkek olduğumu öğrenebilirsin.

5 Ekim : Anneciğim seni tekmelemeye başladım hissediyor musun beni? Elini koy bak. İşte tam buradayım. Tamam biliyorum henüz çok zayıf hareketlerim ama hergün biraz daha güçleniyorum. Yakında her hareketimi hissedeceksin.

27 Ekim: Artık her şeyim oluştu kaşlarım hariç sanırım onlar doğumdan 6 ay sonra belirginleşecek. Bana şimdiden küçük adam diyebilirsiniz.

10 Kasım: Belki inanmayacaksınız ama ben artık öğrenmeye ve bunları depolamaya başladım. Bugün duydum mesela herkes Atatürk diye birinden bahsediyor. Çok önemliymiş onun için ağlıyorlar. Neden anlamadım? Ama annemle babam bana anlatırlar sanırım.

28 Kasım: El ve ayak izlerim oluşmaya başladı . Bu sadece bana özel di mi anneciğim? Biliyorum sen beni hiç karıştırmazsın ama bir gün lazım olabilir.

10 Aralık: Bazen burada ağlıyorum . Anneciğim görmüyor. Belki böylesi daha iyi. Bilse üzülür çünkü şikayet ettiğimi zanneder. Oysa ben doğumdan sonrası için alıştırma yapıyorum.

19 Aralık: Hey bir şeyler oluyor. Her şey ters dönmeye başladı.Bir aksilik mi var? Yok ters dönen benmişim. Doğuma az kaldı yerimi almaya başlamalıyım.

30 Aralık:Oooooooof çok sıkıldım artık çıksam mı? Ya annemle babam hazır değillerse. Hem burası çok rahat. Sadece biraz kollarım sıkıştı ama bacaklarımı istediğim gibi sallayabiliyorum. Özür dilerim anneciğim canını acıtıyorsam sende beni anla böyle beklemek çok zor.

9 Ocak: Annem bana hergün çok güzel müzikler dinlettiriyor. Kendimi çok iyi hissediyorum çünkü bu müzikler çaldığında annem beni okşuyor. Az kaldı anneciğim yakında geliyorum.

4 Şubat: Bugün annemler beni izliyor galiba doktor amcanın sesini duydum. El mi sallasam? Rahatımı da bozmak istemiyorum. Çok ta uykum geldi üzgünüm baba başka sefere.

17 Şubat: Annem artık izne ayrılmış evdeymiş duydum. Bir de bana sürekli aynı soruyu soruyor. ‘ Ne zaman geleceksin benim güzel oğlum? ’ Burada çok rahat olduğumu söylesem mi acaba?

21 Şubat: Galiba artık babam da merakla beni bekliyor. Anneciğim çok heyecanlı kalp atışlarından anlayabiliyorum. Onu duydukça bende heyecanlanıyorum.

7 Mart: Bugün yine doktor amcadaydık galiba. Uyku sersemliği pazartesi gelin doğumu yapalım dedi. Benden mi bahsediyorlardı? Ben iyiydim burada neden acele ediyorlar ki? Çok mu istiyorlar gelmemi? Annemle babam beni gerçekten çok seviyor olmalı.

Hiç yorum yok: